READING

Likyalı Kaşifler

Likyalı Kaşifler

Kimilerince bir kıta olarak da kabul edilen Akdeniz’in kıyısındaki Likyalılar.. ve bitmez tükenmez merakları, sınırsız öğrenme hevesleri ve son bulmayan arayışları ile yollara düşen, patikalar yaratan Kaşifler..

2012 yılında bir gençlik oluşumu olarak başlattığımız çaba öncelikle çok şey öğrenmemize vesile oldu. Doğanın döngüsü, insanın derinliği ve  aklın hayrete düşüren eserleriyle her seferinde daha çok büyülendikçe öğrenme hevesimiz daha da arttı.. Birlikte paylaşmak, birlikte öğrenmek ve üretmek için değişik vesileler çoğalttıkça; yaşadığımız deneyimler bizleri öğrenmenin ve keşfetmenin patikalarına doğru yönlendirdi. Bu patikalar kimi zaman kendi içimize ayna tutarken, bazen de kendimizi birbirimize ayna tutarken bulduk.. Samimiyeti elden bırakmadan yola devam ettikçe günümüzün sorunlarını, çalkantılarını görmezlikten gelemezdik. Tıpkı öncelikle kendimizde iyileştirmemiz gereken konuları ve sorunları görmezden gelemeyeceğimiz gibi.

Bu yüzden Türkiye’deki gençlerin, yani bizlerin sorunlarına ilişkin yine gençler ile birlikte küçük adımlar atmaya başladık. Süresi birkaç günle sınırlı, dokunduğu insan sayısı yüzleri ancak geçebilen ve sesini birkaç bin kişiye duyurabilen bir çaba ve sonsuz bir merak ile Avrupa’dan ve coğrafyamızdan gençler ile özellikle Antalya’nın batısındaki Likya medeniyetinin mirası antik tiyatrolarında ve yollarında birkaç proje gerçekleştirdik

Bu projeleri hayata geçirmek için Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yoktu ama üzeri tozla, toprakla örtülmüş kimi değerleri ve eserleri görmeden ilerleseydik ayağımız toprağa basmayabilirdi. Hele hele gözümüzün önünde apaçık duran ama bir türlü görmediğimiz değerler, eserler ve olaylar.. Belki de arayışımızın ve çabamızın en esaslı patikalarıydı bunlar.

Ve ismimizin hikayesi burada/bu yollarda saklıydı.. Likyalı Kaşifler.. Kendimize verdiğimiz isme ait nice şeyler varmış da tozun toprağın altında, biz ancak patikalarımızda yürüdükçe görebilmişiz. Söylediğimiz gibi kimi şeyler de gözümüzün önünde apaçık duruyormuş da gönlümüzün gözü mü açık değilmiş.. çoğunu öğrenmemize ancak patikalarımız vesile olabilmiş.

Likya ve kaşifler kelimelerini bir medeniyetin iki ayrı sütunu olarak görmüştük en başta. Hatta Anadolu’ya Diyar-ı Rum, Mevlana’ya Rumi ismini bırakan Doğu Roma ise biri, diğeri Batı Roma sütunu olsa nasıl olur, diye dahi düşünmüştük. Gelin görün ki Anadolu’nun alçak gönüllülüğü ile basitlik ve sadeliğin ne kadar da önemli ve erişilmesi zor olduğunu idrak etmeye başladığımızda bu iki ayrı sütunun bir yörük çadırının sırıkları olabileceğini de görmeye başlamıştık.

İsmimiz bir yanıyla mülkiyet ve/veya yerleşik düzen sonrası anlamıyla Likyalılara seslenirken, Kaşifler yanıyla da halen doğanın döngüsüyle uyum içerisinde yaşayan ülkemizdeki konar-göçer yörüklere ve tüm dünyadaki göçebe topluluklara sesleniyor.

Doğanın döngüsü, insanın derinliği ve aklın fikir ve eserleri patikalarımızda sıkça birlikte yürüdüğümüz “Neden?” sorusunu bir kez daha sahneye çağırıyor. Neden Likyalılar, neden Kaşifler olduğumuzu biraz daha açıklayalım ki toprağın altındakileri, görünenin ardındakileri öğrenme merakını arttırmaya vesile olalım..

Özgürlüğüne her daim düşkün ve barış yanlısı bir toplum Likya medeniyeti aynı zamanda anaerkil bir toplumdu. Kadınların parlamento başkanı dahi olabildiği ve döneminin en başarılı temsili demokrasi örneğini sunmuş olan Likyalılara birçok düşünür atıflarda bulunmuştur. Yeni Kıtada dahi ABD’nin kuruluş/anayasa tartışmalarında birçok kez Likyalıların uygulamaları örnekler ile dile getirilmiştir. Modern insanın varoluş sancılarına ve ölüm üzerine düşünme ve duygulanmalarına; şehirlerinin dört bir yanına koydukları lahitler ile seslenen Likyalılar dinlemeyi başarabildiğimiz ölçüde bizlere de çok şey anlatmaya devam ediyor.

“Kaşiflerin” bir ayağı metaforlar ile kendi patikalarını yaratıp kendini keşfederken diğer ayağı ise dünyada ve ülkemizde halen doğanın döngüsü ile uyum içerisinde yaşayan konar-göçer toplulukların patikalarına basıyor. “Kaşiflerin” bir eli çağımızın merak uyandıran en son bilim gelişmeleri anlatan kitapları karıştırırken  iken diğer elimiz ile yörük çadırındaki ocakta usul usul yoğurt mayalıyoruz.

Likyalı Kaşifler ile birlikte nice eşsiz öğrenme deneyimini yaşarken kim bilir belki de  çocukken sahip olduğunuz sonsuz merakı ve hevesi yeniden edineceğiniz patikalarda bulursunuz kendinizi.. Patikalarımızın kesişeceğini umduğumuz bir sonraki yazımızda felsefemizden hareketle gerçekleştirdiğimiz somut projeleri paylaşıyor olacağız.. Görüşmek üzere..

Likyalı Kaşifler


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir