MAAAA-ZİNGA !

Güneşli bir gündü ve etkinlik alanına giderken hem yanlış yola girmiş hem de biraz geç kalmıştım. Bu tip bir gençlik organizasyonuna ilk katılımımdı, ziyadesiyle heyecanlı ve meraklıydım. Kendimi sosyal biri olarak görmeme rağmen beni aralarına almayacaklarından korkuyordum. Lakin oraya varınca anladım ki ışıl ışıl parıldayan tek şey yalnızca gökteki güneş değilmiş, yeni birinin aralarına katılmasının heyecanını yaşayan sevgili Likyalı Kaşifler’miş!

Daha başvuru formunu doldururken anlaşılıyor bu projenin sadece vakit geçirmek için olmadığı.  Eğlenceli etkinliklerinin altında yatan derin felsefesinin ağırlığını hissetmeden keşfetmenin ve öğrenmenin en güzel yolunun burdan geçtiğini daha ilk günden anlayabilirsiniz. Burda öğrenci yok, öğretmen yok, ayrım yok. Eğitmeninden gönüllüsüne herkes katılımcıdır burada. Örgün öğretimin üzerinizde hissettirdiği baskının yerine kendi iradenizle aldığınız sorumluluğu canla başla yerine getirmenin keyfini yaşarsınız. İşte yaygın eğitim budur.

Likyalı Kaşifler, beklentinin maksimum olduğu ve sonuna kadar da karşılandığı bir yerdir. Yarım saat önce tanıştığınız biriyle gözünüz kapalı denge oyunu oynayabilirsiniz. Çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla tamamen zıt konular üzerine karşı karşıya gelebilirsiniz. Yatağınızdan uyandığınızda kendinizi Lykiarh olarak bulabilir, dünyanın en eski parlamentosunda seçim yapabilirsiniz. Kah horon teper kah halay çekersiniz. Bir gün bakarsınız ki patlamak üzere olan bir nükleer santrali kurtarıyorsunuz, başka bir gün de Likya Parlamentosu’ndan eğitim yasası geçiriyorsunuz. Bazen de sekiz dakika da sürse herkes liderdir burada.

   

Dünyanın veya Türkiye’nin her yerinden gelmiş gençlerin bulunduğu bir topluluğun parçası olmayı kim istemez ki? Farklı insanlar, farklı zevkler, farklı kültürler, farklı yaşam tarzları, farklı tecrübeler… Herkes birbirinden bir şey öğrenir. Kimi paylaşmayı öğrenir, kimi dilsiz alfabesini, kimiyse liderlik edebilmeyi. Tek bir kişinin bir topluluğa bir şeyleri öğretmeye çalışmasını mı tercih edersiniz yoksa bir toplulukta herkesin birbirine bir şeyler öğretmesini mi? Sanırım cevabı hepimiz biliyoruz 🙂

Likyalı Kaşifler ile geçirilen bir kaç saat size koca bir günmüşçesine gelebilir. Çünkü her bir oturum aslında yaşadığımız hayatın küçük bir simülasyonudur. Güne zinde başlar gibi oturumlara energizer / hareketlendirici ile başlarsınız. Anlatıcı, dinleyici, gözlemci olursunuz. Etrafınızı gözlemlersiniz, başınızdan geçenleri anlatırsınız veya birini dinlemek zorunda kalırsınız.Kurguyla gerçeğin farkı yoktur burada. Önünüze bir argüman gelir ve ne pahasına olursa olsun onu savunursunuz. Güne güven oyunu ile başlarsınız sonra da gruplara ayrılarak münazara yaparsınız ve ilk başta neden güven oyunu oynadığınızı anlarsınız.Tek bir yürek olur ve birlikte hareket edersiniz. Münazara, spor, role-play, trekking ve daha niceleri… Heyecanın, dostluğun ve paylaşarak öğrenmenin zevkli bir yoludur Likyalı Kaşifler.

Paylaşarak öğrenme, sadece lafta değildir.  Her aktivitenin sonunda daire oluşturulur ve beyin fırtınası başlar. Etkinliklere anlam katan, neyi niye yaptığımızı açıklayan, etkinliklerin kişiler üzerindeki etkisinin tartışıldığı ve fikir alışverişi yapılan bir de son bölüm vardır. Geri bildirim, değerlendirme ve çözümleme ile etkinliklerin merkezinde yatan bilgi açığa çıkar; öğrenme, pratikte ve teoride tamamlanmış olur. İşte güzel kısım burasıdır, çünkü farklı zihinlerin farklı fikirleri bize tek bir zihnin kalıplaşmış fikrinden çok daha yardımcı olur ve öğrenilmesi gereken asıl noktaya daha kolay ulaşılır.

Sevinçli veya üzüntülü, unutulamayan anlar yaşarsınız. Sizlerle birkaç anımı paylaşmak isterim. Hacıyatmazı bilmeyenimiz yoktur, peki bunu gerçek insanlarla yapan var mı?  Yeni tanıştığınız iki kişinin arasına geçersiniz, gözlerinizi kapatırsınız ve yere her yaklaştığınızda yaşanan o gerilim ve heyecan… İşte güven budur! Herkes bir takım olmuştur ve patlamak üzere olan bir nükleer reaktörü kurtarmak için 20 dakikanız vardır. Kurallara uyarak 15 dakika içerisinde nükleer reaktörü kurtardığınızı zannedersiniz ama “Arigato” demediğiniz için aslında reaktör infilak etmiştir! Bir takım olarak elde edilen başarının tadına varamadan hüsranını yaşarsınız. En çok hoşuma giden etkinlik ise Role-Play idi. Dünyanın en eski parlamentosu olan Likya Parlamentosunda Lykiarh (meclis başkanı), iktidar partisi, muhalefet partileri, basın mensupları, STK’lar, yatırımcılar, komplolar, planlar, değişen fikirler, hileli oylamalar, entrikalar… İlk başta verilen süre için çok uzun diyorsunuz ama günün sonunda o süre bile yetersiz kalıyor. Küçüklüğümden beri hep siyasetçi olmak istemişimdir ve bu deneyim benim için muazzam bir simülasyon olmuştu (TABİİ Kİ DE SEÇİMİ BENİM PARTİM KAZANDI! ).

Likyalı Kaşifler benim için bir ilkti. İlk defa bir gençlik topluluğu projesinin bir parçası olmuştum. Beklentilerim ve çekincelerim vardı tabii ki. Ama artık anlayacağınız üzere kaygıların yerini güzel anılar ve ileriye dönük planlar aldı. Eğitimin bitmesi demek bağların kopacağı anlamına gelmez asla. Ekip arkadaşlarımızla bağlantımız ve dostluğumuz hala devam eder. Yurtdışı projeleriyle ilgili fırsatlar paylaşılır fikir alışverişleri olur. Likyalı Kaşifler olarak başka projelere katılınır. Youthpass ve Erasmus+ ‘a yönelik çalışmalar devam eder. Eğitim bittikten sonra zaten eminim ki siz kendiniz bunu devam ettirmek isteyeceksiniz. Başka projeler arayacak ve Likyalı Kaşifler deneyiminizi herkesle paylaşacaksınız. Parçası olduğunuz her etkinlik size aslında çok şey katacaktır. İlk defa deneyimleyen biri olarak canı gönülden söyleyebilirim ki buradan ayrıldığınızda bakış açınızın, yeteneklerinizin ve sosyalliğinizin değişiminin farkına varacaksınız.

Asıl amaç tüm bu etkinliklerin altında yatan felsefenin önemidir. Burada güvenmeyi, paylaşmayı, dinlemeyi, savunmayı, anlatmayı, birlikte hareket etmeyi, sevmeyi, pozitif ve mutlu olmayı öğrenirsiniz. Ve her günün sonunda herkes el ele tutuşur, tüm tartışmalar sevgiyle sona erer ve o ses duyulur: MAAAA-ZİNGA!

Mavi Burak


E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir